Blog

Haftanın İklim Haberleri (24 – 30 Ocak)

Genç iklim aktivistleri, karbonsuz bir gelecek için kömürden çıkış planı talep ediyor

İklim için Türkiye ekibi, Z kuşağı temsilcileri olarak Türkiye’nin iklim krizi ile mücadele etmek için açıkladığı 2053 net sıfır karbon hedefine ulaşmak için acilen 2030 yılına kadar kömürden çıkılacağının açıklanmasını talep eden bir imza kampanyası başlattı. 

Genç iklim aktivistleri, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylamasının ardından atması gereken en hızlı ve gerçekçi adım, iklim krizine sebep olan emisyonlarının yaklaşık yarısına sebep olan kömürü en geç 2030’da kullanmayı bırakacak bir “Kömürden Çıkış Eylem Planı” açıklamasını talep ediyor. 

İklim İçin Gençlik Türkiye hareketinin Karbonsuz bir Gelecek için talepleri ise şu şekilde:

1. Türkiye’nin en geç 2030 için Kömürden Çıkış Eylem Planı hazırlanması
2. Yeni kömürlü termik santrali yapılmayacağının açıklanması ve planların iptal edilmesi 
3. Mevcut kömürlü termik santrallerin (geçimini santral ve ilgili sektörlerden sağlayan kişilerin zarar görmeyeceği şekilde) adil geçiş planı açıklayarak kapatılması 
4. Kömür başta olmak üzere fosil yakıtlara sağlanan kamu teşviklerinin sonlandırılması (bu kaynakların adil geçiş ve enerji dönüşümü altyapısı için ayrılması)

Gençlerin seslerini duyurmasına yardımcı ol, kampanyayı imzala ve paylaş: Change.org/KomurdenCikis


47 Kurumdan Ortak Talep: Orman Kanunu Ormanları Korusun İstiyoruz!

5 ve 7 Ocak’ta 1 milyon metrekare ormanın yok edilmesinin ardından 47 kurum bir araya gelerek Türkiye’de ormanların yok edilmesine izin veren maddelerin değiştirilmesi talebi ile “Yeni Bir Orman Kanunu” için imza kampanyası başlattı. 

Resmi Gazete’de 5 Ocak 2022 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına göre, Kastamonu ve Manisa’da 611 bin 848 metrekare orman alanı, orman sınırları dışına çıkarıldı. 7 Ocak 2022 tarihinde yayımlanan kararda ise, Ankara ve Mersin’de 376 bin 494 metrekare büyüklüğünde orman alanı, orman statüsünden çıkarılmıştı.

Mevcut Orman Kanunu’nun 16., 17. ve 18. Maddelerine göre, ormanlık alanlar üzerinde her türlü yapıya izin verilebiliyor ve ormanlar, orman alanı dışına çıkarılabiliyor. BU maddeler nedeniyle  yok edilen ormanlar ise her yıl ortalama 38 bin hektar. 

İmzacı kurumlar, mevcut Orman Kanunu’nun ormanlarını korumadığını belirterek orman kanunun değiştirilmesini ve ormanların orman dışı statüsüne geçirilmesinin yasaklanmasını talep ediyor.

Yeni bir orman kanunu istiyoruz diyorsan, sen de imzala ve destek ol: Change.org/OrmanlardanEliniCek


Amasra’dan müjde: Hattat Holding’in kömür santral üretim lisansı iptal edildi

Bartın’ın Amasra ilçesinde Hattat Holding tarafından yapılması planlanan Hema Termik Santralı için hazırlanan imar planlarının iptal edilmesinin ardından Hattat Holding’in Amasra’da kömürlü termik santral üretim lisansı da mahkeme tarafından iptal edildi.

sendika.org’ta yer alan habere göre, Bartın Platformu’nun açtığı dava sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi Hattat Holding’in Amasra’da kömürlü termik santral üretim lisansını iptal etti.

Kararı sosyal medya hesabından duyuran Bartın Platformu “Müjde. Amasra’da termik santralı haritadan silmiştik, enerji üretim planlarından da sildirdik. Açtığımız dava üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi Hattat Holding’in Amasra’da kömürlü termik santral üretim lisansını iptal etti. Amasra’ya, Bartın’a, Türkiye’ye müjdeler olsun” ifadelerine yer verdi.


İklim aktivistlerinden 25 Mart Küresel İklim Grevi çağrısı: #KârDegilİnsanlar

25 Mart 2022’de yapılacak Küresel İklim Grevi için hazırlıklarını sürdüren Youth For Climate Türkiye ekibi, dünya liderlerinden ‘yeşil göz boyama’larından vazgeçmelerini ve gerçek bir iklim eylemi talep ediyor.

Genç iklim aktivistleri yayımladıkları çağrı metninde “Bu süreç krediler şeklinde değil, yerli ve marjinal topluluklardan gelen taleplerin yerine getirilmesi; topraklarını geri almak, iklim krizinden en çok etkilenenlere uyum, kayıp ve hasarlar için kaynak sağlamak – küresel zenginlik, teknoloji ve bilgi ile siyasi gücün hem küresel kuzeyden küresel güneye hem de yukarıdan aşağıya yeniden dağıtılması şeklinde olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Petrol şirketleri ve onları destekleyen daha bile büyük hükümetlerin reklamcıları tarafından hazırlanmış iyi ifadeli yalanları duymaktan bıktıklarını söyleyen grup “Bu sefer, sadece taleplerimizi ortaya koymak için değil, insanları paradan daha fazla önemseyen sevgi, empati ve toplumlara özen gösteren sistemleri oluşturmak için sokaklara çıkacağız. 25 Mart 2022’de #KârDegilİnsanlara öncelik vermek için bir araya geleceğiz ve ortak vizyonumuz olan gezegenimizi tüm sakinlerine daha eşit ve iyi kılmak için bir araya gelmeye devam edeceğiz” dedi.

Eyleme dair detaylar ise ilerleyen günlerde açıklanacak.

Fotoğraf: Mahmut Koyaş

‘Yarının Tabağı’

“Değişmenin tam iklimi” sloganıyla düzenlenen İklim Diplomasi Haftası’nda bir araya gelen gençler, hem iklim krizine hem de gıda israfına dikkat çekmek için “Yarının Tabağı” adında bir kısa film çekti.

Kısa film, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ICHILD ve STGM ortaklığında hayata geçirilen “İklim için Gençler Buluşuyor” Kısa Film Atölyesi kapsamında farklı kentlerden sekiz gencin katkısıyla hazırlandı.

Kısa filmde gençler dünyada herkese yetecek kadar gıda üretildiğini, fakat adaletsiz gıda paylaşımı ve adil bir düzenin olmayışının yoksulluğa ve israfa neden olduğunun altını çiziyor. Dünyada her yıl üretilen ve tüketilebilecek olan gıdanın üçte biri çöpe giderken, bir yılda toplanan 33 milyon atığının 14.5 milyon tonunu gıda ve beslenme ürünleri oluşturuyor.

Gençlerin hazırladığı kısa filmde öne çıkanlar şu şekilde:

  • Gelecekte gökdelenleri değil, ayçiçek tarlalarını seyretmek istiyorum.
  • Dayanışma içinde gıdamızı koruyabilirsek, dünyamızın geleceğini kurtarabiliriz.
  • Zeytincilikte bir yıl “var yılı” bir yıl “yok yılı” olur. Ama yağışlar azaldığı için artık hep “yok” yılı.
  • Karadeniz’de yağışlar giderek azalıyor ve suyu seven fındık da her yıl azalıyor. Buradaki tarım işçileri de işsiz kalıyor. İşte bu yüzden iklim adaleti, sosyal adalet.
  • Kahve üretimine uygun topraklar 2050’de yarı yarıya inecek. Sebebi iklim krizi. Ben kahvesiz yaşamak istemiyorum, ya siz?

Tanzanya’da bir ayda 62 binden fazla çiftlik hayvanı kuraklık yüzünden öldü

İklim değişikliğine bağlı ağır bir kuraklık yaşayan Tanzanya’da çifliklerde beslenen hayvanlardan 62 bini aşkını öldü. Çobanlar böyle giderse Afrika’nın üçüncü büyük sürüsünden geriye hiç canlı kalmayacağını söylüyor, hükümetten acil destek bekliyor.

Bölgenin Simanjiro ilçe meclisi başkan yardımcısı Sendeu Laizer, aralık ayında 35.746 sığır, 15.136 koyun, 10.033 keçi ve 1.670 katır olmak üzere toplam 62.585 hayvanın kuraklık nedeniyle açlıktan öldüğünü söyledi.

Laizer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu korkunç bir durum” dedi:  “Hareket ettikçe, çürüyen cesetlerden gelen ağır bir koku sürekli havada uçuşuyor.”

Ülkede kuraklığın yol açtığı akut su kıtlığı ve otlakların da kuruyup yok olması yüzünden çobanlar kalan hayvanlarını kurtarmak için su aramak üzere çok uzak bölgelere gitmeye çalışıyor. Yinelenen kuraklık dalgaları, hayvanların yanı sıra kırsal kesimde yaşayan insanların da suya erişimine engel oluyor ve büyük problem yaratıyor.

Bölge halkından Laurent Saning de böyle kötü bir durumun daha önce hiç yaşanmadığını belirterek su ve otlak sıkıntısı nedeniyle hayvanların çok zayıfladığına dikkati çekti.

Tanzanya’nın kuzeyinde yağış miktarı yüzde 35 azalırken bu durum son 10 yılın en düşük seviyesi olarak gösteriliyor.

Haberin tamamı için tıklayabilirsiniz.


Somali’de 1 milyon kişi kuraklıktan evlerini terk edebilir

BM Uluslararası Göç Örgütüne (IOM) göre Somali’de giderek genişleyen ve olağanüstü hal ilanına yol açan kuraklıkta su kaynakları ve kuyuları birer birer kuruyor. 

Kuruluşun yayınladığı “Yerinden Edilmeleri İzleme Matrisi”nde son 40 yılın en ağır su kıtlığının yaşandığı ülkede sorundan şimdiye kadar  3,2 milyon kişinin olumsuz etkilediği belirtildi. Rapora göre “Yaklaşık 245 bin kişi, gıda, su ve hayvan otlatacak alan bulabilmek için evini terk etmek zorunda kaldı.” 

Kuraklığın vurduğu bölgelere su ve temel gıda desteği verilmemesi halinde “6 ay içinde 1 milyon 36 bin ile 1 milyon 415 bin arasında kişinin evini terk edebileceği” öngörülüyor.

Son üç sezondaki (Ekim 2020 – Aralık 2021) yetersiz yağışlar, Somali’nin bir çok bölgesinde yaygın ve giderek kötüleşen kuraklıklara neden oldu. Tarlalardan ürün alınamamasına,  yaygın su sıkıntısına, anormal hayvan göçlerinin tetiklenmesine, hayvancılıkta üretim düşüşlerine ve hayvan ölümlerinin artışına yol açtı. Su ve gıda fiyatlarında anormal artışlar sürüyor.

IOM yeni kuyular için destek veriyor

IOM Somali Acil Durum Koordinatörü Muhammed Abdelazim,  kuruluşun Somali’de 103 ayrı bölgeye su tankerleri ve hijyen malzemeleri yollamak üzere olduğunu vurguladı ve kuraklıktan zarar gören bölgelere sürekli su sağlanması için sondaj kuyuları açılacağını kaydetti.

Abdelazim, kuraklık nedeniyle patlak verebilecek zorunlu göçlerin metropollerde  aşırı nüfus artışına yol açarak sağlık sistemini de zora sokabileceğini vurguladı. Bunun önünü almak üzere yaklaşık 255 bin kişiye gönderilmesi planlanan acil yardımların, mart sonuna kadar yerlerine ulaşmasını beklediklerini söyledi. 

Haberin tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Written by
Change.org Türkiye Ekibi
Ocak 30, 2022 12:32 am